Makale & Bülten

FACEBOOK-INSTAGRAM MESAJ VE PAYLAŞIMLARIN DELİL NİTELİĞİ

Türk hukukunda sözleşmeler bakımından kişilerin irade serbestîsi ilkesi hakim olmakla birlikte, konut veya işyeri olarak gayrimenkullerin kiralanmasına ilişkin sözleşmelerin de "kamusal" bir yönü olduğu kabul edilmiş ve kanun koyucu tarafından "devlet tarafından düzenlenmesi gereken bir sorun" olarak görülmüştür. Bu nedenle, ev sahibi-kiracı arasında imzalanan kira sözleşmelerinde belirlenecek hükümlere kanun koyucu müdahale ederek kiracı “zayıf taraf” olarak görülmüş ve kiracı lehine "tarafların iradelerine" sınırlamalar getirilmiştir.

SOSYAL AĞ SAĞLAYICISI KAVRAMI VE YASAL DEĞİŞİKLİKLER

Türk hukukunda sözleşmeler bakımından kişilerin irade serbestîsi ilkesi hakim olmakla birlikte, konut veya işyeri olarak gayrimenkullerin kiralanmasına ilişkin sözleşmelerin de "kamusal" bir yönü olduğu kabul edilmiş ve kanun koyucu tarafından "devlet tarafından düzenlenmesi gereken bir sorun" olarak görülmüştür. Bu nedenle, ev sahibi-kiracı arasında imzalanan kira sözleşmelerinde belirlenecek hükümlere kanun koyucu müdahale ederek kiracı “zayıf taraf” olarak görülmüş ve kiracı lehine "tarafların iradelerine" sınırlamalar getirilmiştir.

6098 Sayılı Yeni Borçlar Kanununun Kira Sözleşmesi Düzenlemelerine İlişkin Getirdiği Yenili

Türk hukukunda sözleşmeler bakımından kişilerin irade serbestîsi ilkesi hakim olmakla birlikte, konut veya işyeri olarak gayrimenkullerin kiralanmasına ilişkin sözleşmelerin de "kamusal" bir yönü olduğu kabul edilmiş ve kanun koyucu tarafından "devlet tarafından düzenlenmesi gereken bir sorun" olarak görülmüştür. Bu nedenle, ev sahibi-kiracı arasında imzalanan kira sözleşmelerinde belirlenecek hükümlere kanun koyucu müdahale ederek kiracı “zayıf taraf” olarak görülmüş ve kiracı lehine "tarafların iradelerine" sınırlamalar getirilmiştir.